Hamas’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Hamas Siyasi Büro Üyesi ve Gazze Şeridi’ndeki lideri Hayye, İsrail ordusunun son 24 saat içinde 37 Filistinliyi öldürmesinin ardından arabulucular ve adı açıklanmayan bazı uluslararası taraflarla bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Açıklamada, Hayye’nin görüşmelerde, İsrail’in Gazze’de “neredeyse her gün suç ve katliam işlediğini”, bunu ise “asılsız bahaneler ve yalanlar” eşliğinde sürdürdüğünü belirterek, bu durumu reddettiği ve kınadığı kaydedildi.
Hayye, ateşkes anlaşmasının “açık şekilde ihlal edilmesinin” doğuracağı sonuçlar ve yansımalar konusunda uyarıda bulunarak, “Direnişin anlaşmaya bağlılığı ve buna saygısı, işgali yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamayı ve suçlarını sürdürmesini engellemeyi gerektirir.” ifadelerini kullandı.
Hamas, Refah’ta “işgal altındaki bölgede bulunan tünellerde mahsur kalan Filistinliler” meselesine çözüm bulunamamasından İsrail’i sorumlu tuttu.
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta çok sayıda Filistinli, 10 Ekim’de devreye giren ateşkes sonrasında mahsur kalmış ve İsrail, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyesi olduğunu iddia ettiği Filistinlilerin bölgeden çıkışına, arabulucu ülkelerin çabalarına rağmen, izin vermemişti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ocak ayı ortasında ateşkesin ikinci aşamasının başladığını duyurmasına rağmen, tünellerde mahsur kalanlar dahil Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin sorunlar çözüme kavuşmadı.
“İsrail saldırıları, ateşkesi baltalama girişimi”
Öte yandan Filistinli direniş grupları, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki saldırılarını tehlikeli biçimde artırmasının ateşkesi sağlamlaştırmaya yönelik çabaları baltalamaya dönük açık bir girişim olduğunu bildirdi.
Hamas’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Ulusal ve İslami Güçler Takip Komitesi (çoğu Filistin direniş gruplarını kapsayan yapı) tarafından ortak bir bildiri yayımlandı.
Komitenin Gazze’de düzenlediği toplantıda, İsrail güçlerinin ateşkesi ihlal etmeyi sürdürmesini ve Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kurulmasının ardından saldırıların tehlikeli biçimde tırmanmasını ele aldığı belirtildi.
Açıklamada, saldırıların dün şafak vakti itibarıyla zirveye ulaştığı, binaların, sığınma merkezlerinin ve polis karakollarının hedef alındığı, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere çok sayıda Filistinlinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
Komite, bu saldırıların Filistinli grupların ateşkesi güçlendirmeye yönelik çabalarını baltalamayı amaçladığını ve İsrail hükümeti ile ordusunun yükümlülüklerinden kaçma niyetini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.
Açıklamada, 17 Ocak’ta Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi’nin ilan edilmesinden bu yana İsrail saldırılarında 71 kişinin hayatını kaybettiği, çoğu ağır 140 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
Komite ayrıca, bu süreçte Gazze’nin 96 hava ve topçu saldırısına, sivilleri hedef alan 61 doğrudan saldırıya maruz kaldığını, içindekilerle 17 evin yıkıldığını veya bombalandığını bildirdi.
İsrail ordusunun işgali altındaki “sarı hat”ta da bombardıman ve yıkımın sürdüğü vurgulanan açıklamada, ABD yönetimi, arabulucular ve uluslararası topluma, saldırıları durdurmak ve İsrail hükümetine ihlalleri sona erdirmesi için baskı yapma çağrısı yapıldı.
Açıklamada, yerinden edilmiş sivillerin, sığınma merkezlerinin, konutların ve yerleşim alanlarının hedef alınmasına son verilmesi çağrısı yapılarak, bu saldırıların ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesine yönelik tüm girişimleri baltaladığı vurgulandı.
“İşgalcilerden kanlı bir mesaj”
Komite, İsrail’in bu saldırılarla Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi’nin görevlerini yerine getirmesine izin vermeyeceğine dair “kanlı bir mesaj” verdiğini, bunun halkın acılarını hafifletmeye ve insani trajediyi sona erdirmeye yönelik tüm çabaları engellemeyi amaçladığını belirtti.
Açıklamada, saldırıların, savaşı durdurma ve istikrarı sağlama yönündeki tüm girişimleri boşa çıkarmaya çalışan tarafın İsrail hükümeti olduğunu bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
Komite ayrıca, bugün açılması beklenen Refah Sınır Kapısı’nın yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin çabaları ele aldı.
Refah’ın bir Filistin-Mısır sınır kapısı olduğu vurgulanan açıklamada, İsrail’in kapıdan geçen yolcuların hareketine müdahalesinin uluslararası hukuka aykırı olduğu, bunun kuşatma ve seyahat özgürlüğünün ihlali anlamına geldiği kaydedildi.
Komite, arabuluculara, sınır kapısının ve yolcuların güvenliğini sağlamaları, Gazze’den yurt dışında mahsur kalanların herhangi bir koşul olmaksızın geçişine izin verilmesi için gerekli adımları atmaları çağrısında bulundu.
Kaynak : TRT HABER











