Ynet sitesinin haberine göre, İç Cephe Komutanlığı, kuzeydeki yerel makamların ve yedek irtibat subaylarının, roketlerin düşmesi beklenen bölgeleri takip etmek için kullanılan sivil acil durum yönetim sistemine erişimini son dönemde devre dışı bıraktı.
Geçen hafta Hizbullah’ın saldırısı sırasında önceki olayların aksine bu kez karanlıkta bırakıldıklarını belirten kuzeydeki yetkililer, saldırının kapsamını, yönünü veya patlamaların birer müdahale mi yoksa açık alanlara düşen roketler mi olduğunu belirleyemediklerini ifade etti.
Değerlendirmelere göre sistem, gelecekteki saldırıların isabet oranını ve verdiği hasarı artırmak isteyen İranlı aktörlerin, kesin vuruş noktalarını ve İsrail uyarı sistemlerini izleyerek bu bilgileri ele geçirebileceği endişesiyle kilitlendi ve izinler kısıtlandı.
Erişimi engelleme kararı, kuzeydeki yerel yönetim ve güvenlik yetkilileri arasında tepkiye sebep oldu. Yetkililer, bu durumun füze saldırıları sırasında müdahale kabiliyetlerini ciddi şekilde zayıflatabileceğini belirtiyor.
Shual sistemi nasıl çalışıyor?
“Shual” olarak bilinen sistem, kriz müdahalesinden sorumlu yetkililer arasında acil durum yönetimini senkronize etmek için İç Cephe Komutanlığı tarafından geliştirilen ulusal bir komuta ve kontrol platformu.
Yerel yetkililere göre sistemin avantajı, roketlerin düşeceği bölgeleri harita üzerinde önceden tahmin edip işaretleyebilmesi.
Bu özellik sayesinde erken uyarılar yapılabiliyor ve saldırı sonrası acil durum ekipleri roketin düştüğü tam konuma yönlendirilebiliyor.
Bugüne kadar bu sistemi aktif olarak kullanan kuzeydeki belediyeler, patlamamış mühimmatların yerini saptamak, arama-kurtarma ekiplerini sevk etmek ve can kaybı durumunu anında tespit edebilmek için bu veri akışına güveniyordu.
İsrailliler “kör olduklarını” belirtiyor
Kuzeydeki topluluklar, sisteme erişimin engellenmesinin Hizbullah saldırıları sırasında “operasyonel körlüğe” yol açtığını belirtti.
Lübnan sınırındaki Kiryat Shmona yerleşim biriminden bir güvenlik yetkilisi, sistem olmadan sahadaki durumu “tehlikeli” olarak nitelendirerek, “Sadece ateşkes sırasındaki son sirenlerde, önleyici füze parçaları şehrin dört bir yanına düşerken kör fareler gibi hareket ettik. Bu sistemin ne kadar kritik olduğunu kendi gözlerimizle gördük. Bu araç elimde olmadığında nereye koşacağımı bilemiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’in Lübnan’a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart’tan beri İsrail saldırılarında 2 bin 715 kişinin öldüğünü bildirmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan’ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
Kaynak : TRT HABER













